21 Eylül 2013 Cumartesi

Ruhlarımız

Ben güneş gibiydim,
Her gün rutin olarak doğan ve batan,
Yaz gününde yakan, güz gününde ısıtan.
Aynı şeyleri yaptım belki ama her gün vardım ben.

Sense ay gibiydin,
Bazen yoktun gökyüzünde ruhun karanlık,
Bazen dolunaydın çocukların gözlerindeki gülümseme kadar parlak,
Bazen ilk, bazen son dördündün yarım yamalak

Ama ben de hep öyleydim, sen de hep böyle,
Ben seni öyle sevmiştim hep,
Şimdi doğup batmam mı kabahat,
Yoksa bazen ısıtıp bazen yakmam mı?



Nicotinia

19 Eylül 2013 Perşembe

Geç Kalmış Anlamlar

Kaç bakalım, elbet bir gün gözlerin bir aynaya takılacak o vakit beni göreceksin yansımasında. Anlayacaksın ama anlamı kalmamış olacak. Kaç bakalım.

Nicotinia

...


...

18 Eylül 2013 Çarşamba

Özet




Özet diye bir şey bu dünyada varsa, o şey bu şarkıdır.

Nicotinia

Gerçek Olan Şu Ki

Yazdığım şiirimsiler, hikayemsiler, çektiğim fotoğrafımsıların hiçbiri bir savunma mekanizması değil bu aşkta, onların hepsi ayakta kalma mekanizması...

Nicotinia

17-09-2013 / 22:18

Aslında

İnsanın aklı erdikçe, kalbi erirmiş,
Gözleri açıldıkça, merhameti kör olurmuş,
Kulakları duydukça, vicdanı sağır olurmuş,
Karnı doydukça, ruhu aç kalırmış,
Büyüdüğünü zannettikçe küçülürmüş aslında.

Nicotinia

17 Eylül 2013 Salı

Kayışın Koptuğu An - Kolaj Forever

Olmalı, olmalı, olmalı, olmalı, olmalı
Yaşamın bir anlamı OLMALI - MI?
OLMAMALI MI? yoksa hiç değişmemeli mi?
Ama ben değişmezsem BEN olmam ki,
BEN bende değilim meçhullerdeyim,
beni böyle bırakıp gitti BİRİSİ,
BİRİSİNE birisine aşık oldum birisine,
Rastlamak zor şeydir BÖYLESİNE,
BÖYLESİ sevdiğin için,
Bir kördüğüm oldu için,
Ağlıyorsun için için,
Demedim mi sana GÖNÜL,
Demedim mi?  deme! demedim mi?
GÖNÜL sana söylemedim mi? 




Ahahahahahah deliriyorum ulan ben yaşasın!!!
Devamı gelecek gitmem lazım


Nicotinia

Yağmur

     Sessizlik, nefessizlik, karanlık ve isteksizlik dört bir yandan sivrisinek gibi kanımı emerken, amaçsızca elime aldığım cep telefonumdan tam tamına beş günlük hava tahminine göz attım. Ne göreyim salı günü için İzmir'e yağmur vermiş. Bugün pazartesi, olur mu olur diyerekten akşama doğru Urla taraflarını kesmeye başladım. Aman Allah'ım yoksa o bir yıldırım mı  derken, tripotu almış fotoğraf makinemi üstüne koymuş pozlama değerlerini hesaplarken geldim kendime. Sonrası malum. Deklanşör kablomun olmaması beni kahrolasıca zamanlayı kurmaya zorladı o esnada kaçan her bir yıldırım için kablosuzluğa bir kere daha küfür ettim. En kısa sürede kendime bir deklanşör kablosu almam lazım.Cânım yıldırımlar gözlerim önünde haybeye düştü. Ama pozlamanın içine düşenler de oldu onları az önce sizinle paylaştım. Bu esnada şunu daha iyi anladım, özellikle uzun pozlamalarda zamanı ellerinizle tutabildiğiniz hissine kapılıyorsunuz. Bu saçma bir his bile olsa kimi zaman hatta çoğu zaman ağzıma sıçan "zaman"'ı tutabildiğimi görmek,  geçen yılların öcünü alıyormuş gibi hisstemek gerçekten güzel. Sonuçta o kazanacak biliyorum ama çektiğim her fotoğrafı gol olarak sayacağım ona karşı. Neyse, yaklaşık iki saat kadar dünyadan Nico'ya gelen hiçbir sinyale cevap vermedim sanırım ki bir anda üşüdüğümü farkettim. Yağmurda ufaktan atıştırmaya başlamıştı. Tası tarağı toplama vakti gelmişti anlayacağınız.
     Bu iki saat boyunca sadece ben, yıldırımlar," kaçan yıldırımlar" toprak kokusu ve fotoğraf makinem vardı. Sadece bunlara odaklanmıştım. Sonradan farkettim bu iki saatte mutluydum. Ve yine sonradan farkettim ki on yılı aşkın bir süredir ilk kez bir yağmur yağdığında artık beni sevmediğini biliyorum. Ağlasam emin olun ki yağmurlar durur. Ama boğazımdaki yumruğu kimin oraya bıraktığı konusunda bir fikrim yok. Sessizlik, nefessizlik, karanlık ve isteksizlik dört bir yandan kaldığı gibi kanımı emmeye devam ediyor...


Nicotinia - 16.09.2013 

16 Eylül 2013 Pazartesi

--16.09.2013--

Narlıdere - İZMİR





Nicotinia

-16.09.2013-

Narlıdere - İzmir


Nicotinia

16.09.2013

Narlıdere İZMİR


Ve yağmurlar başlar...


Nicotinia

Dokuz Canlı

Bana aşkı anlatan gözlerin,
Dokuz canlı,
Her baktığımda ay'ı anımsatan yüzün
Dokuz canlı,
Her anını beraber yaşadığımız hatıraların,
Dokuz canlı,
Adımı fısıldayan sesin
Dokuz canlı,
Kokusunu içime çektiğim tenin
Dokuz canlı,
Sımsıkı tuttuğum, öptüğüm, kokladığım ellerin,
Dokuz canlı,
Ne yapsam,
Ölmüyorlar...


Nicotinia

15 Eylül 2013 Pazar

Yol

Bir yol var önümde.
Ne kadar karanlık, ne kadar çıkmaz, ne kadar soğuk olsa da gitmem gereken bir yol var.

Binlerce kelime, binlerce anı, binlerce mekan var,
Binlerce halini yüzünün, binlerce yankısını sesinin, binlerce anlamını adının unutmam gerek,
Unutamıyorum.

Bir sebep var binlercesine bedel sana kıymam için,
Sadece bunun için arkama bile bakmadan gitmem gereken bir yol var.
Gidemiyorum...

Nicotinia




12 Eylül 2013 Perşembe

Savaş Zamanı

Ne kadar kaçmak istesen de
Kaçsan da,
Bir yerde durmak zorundasın,
Ve o an geldiğinde,
Pusu kurmuş olduğunu anlayacaksın anıların.
İşte o zaman
İyi dövülmüş bir kılıç ve sağlam bir kalkana ihtiyacın olacak.

Nicotinia

11 Eylül 2013 Çarşamba

Bakış Açısı

Şiir; şairin solunum cihazıdır...


Nicotinia

Sonsuz

Tam sonunda vurdum derken,
Biraz daha,
Biraz daha dibe...

Daha gelmedik mi?
Yoksa yeni mi başlıyor?

Nicotinia

Nefret

42 yaşında bir adamla tanıştım bugün;
Sakallarının yarısı beyaz biraz sarı biraz siyah,
Feri sönmüş gözlerinin altında yer etmiş morluklar,
Elmacık kemikleri çıkık, yanakları çukur.

42 yaşında bir adamla tanıştım bugün;
Zihninde artık yaşamdan kopmuş hayaller,
Kelimelerinde tecrübeli yalanlar,
Hareketlerinde mahşer yerindeki bencillik,

42 yaşında bir adamla tanıştım bugün;
Ve bir kere daha nefret ettim insanlardan...
 
Nicotinia 

Bu

Bu, kangren olmuş bacağını kesip atabileceğin türden bir kayıp değil,
Bu, film izleyip unutmaya çalışacağın türden bir his değil,
Bu, ağlayınca geçecek türden bir yara değil,
Bu, hayat devam ediyor diyebileceğin türden bir aşk değil,
Bu, etle tırnak gibi...


Nicotinia

10 Eylül 2013 Salı

Rüyadan Gerçeğe, Gerçekten Rüyaya

Hani bir rüya görürsün bazen;
Uyanmak istersin de bir türlü uyanamazsın.
En sevdiğin insanlardan birine birşeyler oluyordur ve engel olamıyorsundur..
Midenin ağrıdığını hissediyorsundur. Acıdan iki büklüm...
Sonra derin bir nefes alıp gözlerini açar ve ağlamaya başlarsın ya,
Ama sonunda rüyaymış diye de şükredersin.
N'olur rüya olsun,
Artık,
Dayanamıyorum....


Nicotinia

Alıntı

Bırak seni ömrünce azabın kolu sarsın
Şair! Sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.

Faruk Nafiz Çamlıbel

Alıntı



Taş üstünde taş yok,
Küller küllere.
Omzumda baş yok,
Kafa tuttum mahşere

Şebnem Ferah Od 2013

Cem Adrian - Bana Ne Yaptın


Dilemma Mı Muamma Mı?

Bu sesler, aklımdan mı geliyor?
Yoksa kalbimden mi?

Bu yüzler, aynadan mı yansıyor?
Yoksa ışığın oyunu mu bana?

Ruhum, tavanda gördüğüm mü bakan bana?
Yoksa nefes mi aldığım içimde ?

Cevap vermek zor
Çünkü yanıtları beni korkutuyor....


Nicotinia

Soğuk

Gözlerimde tükenmekte olan mumun son ışıkları vardı.
Halbuki bir zamanlar güneşe değil gözlerime bakardın.
Şimdi güneş bile alamıyor titremekten içimi...


Nicotinia

Çok

Verdiğinde iyi,
Vermediğinde kötüsün.
Aradığında vefalı,
Aramadığında hayırsızsın.
Gittiğinde uzak,
Geldiğinde yakınsın.
Düşündüğünde akıllı,
Düşünmediğinde aptalsın.
Ama sadece ve sadece
Sevdiğinde çok,
Sevildiğinde çoksun...


Nicotinia

Ucu Açık

Eskiden yatardık yere ve gökyüzüne bakardık saatlerce,Binlerce şey görürdük hareket eden bulutlarda,
Gösterirdik şuna buna benzediğine dair birbirimize,
Çocuktuk...


Nicotinia

Benzerlik

Çekilmiş fotoğrafla, yaşanmış aşk birbirine benzer;Ne fotoğrafladığını çıkarabilirsin o kareden,
Ne de yaşamış olduğun aşkı kalbinden...

Nicotinia

Ses

Hani susarsınız ama öyle bir susarsınız ki  ne yersiniz, ne içersiniz... ağlayamazsınız bile. Biri bir şey sorduğunda verdiğiniz zoraki cevapta sesinizi tanıyamazsınız.
Cansız, ince, kerpetenle çıkan sözcükler.
Hatırlayanınız var mı bu sesi ?
Ya da şu anda o sesin içinde boğulan benim gibi ?
Ben söyleyeyim ayrılıktır o sesin adı...

Nicotinia