15 Mayıs 2014 Perşembe

SAYIM



1 aşkım
2 derdim
3 özlemim
4 dörtlük dostum
5 boş şişem
6 dolu ay’ım
7 harikam
8 boş şişem
9 köyüm
10 numara yalnızlığım var bu gece



Nicotinia

12 Mayıs 2014 Pazartesi

NAFİLE



Sen her konuştuğunda, ben bir senfoni duyardım notaları uçuşan,
Sen her güldüğünde, ben yeni bir güne başlardım ışıklar saçan,

Sen her sustuğunda, sessizliğin kulak tırmalayan uğultusu yankılanırdı kulaklarımda,
Sen her ağladığında, o mevsim kurak geçerdi açmazdı tomurcuklar topraklarımda,

Şimdi sen konuşmuyorsun, gülmüyorsun, susmuyorsun hatta ağlamıyorsun bile,
Her şeyin tarifini yapabilirken kelimelerimle, yokluğunun tarifi kelimelerime nafile. 




Nicotinia

8 Mayıs 2014 Perşembe

Mesela




Tüm gücümle koşsam mesela,
Yakalayabilir miyim hiç batmadan ışığını güneşin?
Hiç durmadan aydınlanamaz mı ruhumuz?
Ay’ın göstermediği gibi karanlık yüzünü,
Dünya da göstermese uzunca bir süre,
Mesela bir gün kadar,
Çok mu borçlanırım hayata?


Nicotinia

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Aşk

Birer kadeh şarap içelim seninle bir akşamüzeri deniz kenarında,
Gün gecenin koynuna usul usul bırakırken son ışıklarını ufukta,
Daha önce hiç bakmadığımız gibi bakalım birbirimize, sanki son kez bakacakmışız gibi,
Çakırkeyif olunca, yelkenlerimizi hayallere açalım,
Şarkıları gece yarısından sonraya bırakalım yıldızları örtüp üstümüze,
Gece güne teslim etmeden önce nöbetini,
Dudağını dudağıma, ruhunu ruhuma koy,
Tuzumuzu güneşin ilk ışıkları kurutsun.


Nicotinia

Seyyah

Bilirim, gitmek için sadece durmak gerek bazen,
Durdur beni, aklım seyyah, durdur beni ey nâzen..

Elbet bir gün salacağım köklerini gönlümün dergahının,
O vakit sen de ol isterim altında o çatının,

Güneşin doğmadığı bu yolda yürürken,
Tut elimden sıkıca, tam düşecekken.

Gözün gözümü kör,
Gönlün gönlümü mest etsin.
Gözüne gözümden,
Gönlüne gönlümden başkası değmesin.

Bilirim, gitmek için sadece durmak gerek bazen,
Durdur beni, aklım seyyah, durdur beni ey nâzen..

Nicotinia

Yeni Bir Sayfa


Hayatımın derin, can yakan yaralarına baktığımda artık sadece izlerini görüyorum. Bu bloğu, derin yaralardan biri açıldığında yazmaya başlamıştım. "Onun" sayesinde yaralarım daha çabuk kapandı, aslında tuhaf.

Neyse...

 "Yol"un kalan kısmında ufukta aşk, umut, heyecan, gülümseme, görülecek ve tadılacaklar var. Bundan sonra da yaşanılacak güzel- çirkin, iyi-kötü, mutlu-mutsuz yaşadıklarım bu sayfa üzerinden gidecek.

Yeni bir blog açmak kolaydı. Zor olan, aslında olması gereken, geçmişte yaşanan acıların üzerini yokmuş gibi kapatmak yerine, daima orada olduklarını ve zaman zaman istemesek de hatırlayacağımızı kabul etmekti.

Belirttiğim alıntılar haricinde tamamı bana ait olan ve kaleme döktüğüm duygularım, yok sayılıcak kadar değersiz değil...


Nicotinia