Charlie Chaplin’in güzel bir sözü vardır. “Gülüşlerim,
acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir.” Benim ağır işçilerim herkes yatana
kadar mesaisine devam etmek zorundadır. Sonra bırakırım onları, salıveririm.
Geceyle baş başa kaldığım an acılarımın kıvrımları ortaya çıkmaya başlar. Kat
kattır acılarım, tıpkı bir ağacın gövdesindeki halkalar gibi. Nasıl ki
halkalarını sayıp yaşını bulursunuz ağacın, kıvrımlarımı saydığınızda
acılarımın sayısını görebilirsiniz. Açık bir yara gibidir, gözle görülür
acılarım, eğer bakarsanız gözlerime. Ama her şey gibi yaram da kapanır zamanla,
kabuk bağlar sonra ben o kabuğu koparırım, tekrar kanar sonra bu bir döngü
haline gelir, ta ki bir gün o kabuğu kanatmayana kadar. İşte o zaman da izi
kalır acımın. Bilirim bir insan gülerken gözlerinin içi de gülmüyorsa, ağır
işçileri vardır dinlenmek için can atan. Şimdi en büyük yaralarından biri
açıldı hayatımın. Ağır işçilerim fazla mesai yapıyor bu aralar ve epey uzun bir
zaman da yapacağa benziyor. Daha kabuk bağlamasına ve benim o kabuğu tekrar
tekrar kanatmama çok var.
Nicotinia
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder